Robotik mi Yoksa Konvansiyonel Yöntem mi?

Son yıllarda ortopedi alanında diz ve kalça artroplasti (eklem protezi) ameliyatlarının “robotik” yollarla yapılabilmesi mümkündür. En çok merak edilen konulardan biri, robotik kol yardımlı total diz protezi (TDP) ameliyatlarının geleneksel (konvansiyonel) cerrahi yöntemlere kıyasla daha üstün sonuçlar verip vermediğidir. Teorik olarak robotik sistemlerin, bağ dengesini sağlama ve implant yerleşiminde daha standart sonuçlar sunabileceği düşünülmektedir. Ancak, mevcut akademik veriler ve klinik araştırmalar bu iki yöntem arasında belirgin bir fark olmadığını göstermektedir.
Her uygulama için olduğu gibi robotik kol yardımlı diz protezi ameliyatlarının daha iyi veya daha kötü olduğu yönünde görüşler ileri sürülmektedir. Tıbbi yeni uygulamalarda değerlendirilen önemli kriterler uygulamanın güvenli olup olmadığı, amaca uygun sonuçlar elde edilip edilemediği, hasta memnuniyeti sağlayıp sağlamadığı ve farklı izlem sürelerinde sonuçlarının nasıl oluştuğudur. Sonraki değerlendirmelerde standart tedavi yöntemlerine göre avantaj/dezavantajlarının karşılaştırılması, geniş çaplı kullanım sonrası maliyet analizi ile son verilerin birleştirilmesini içerir. Hiçbir yöntem veya uygulama “yeni” olduğu için seçilmemelidir. Bu özellikle sağlık alanında daha da önemli bir kuraldır.
Özellikle tıbbi uyglamalarda aynı durum için farklı uygulamaların karşılaştırılması gerektiğinde bu karşılaştırmanın çok iyi planlanan ve sürdürülen klinik çalışmalar ile yapılması doğru karar verilmesini sağlar. Tıbbi uygulamalardaki karşılaştırmalar için günümüzde kullanılan en seçkin yöntem “çift kör”, “randomize”, bağımsız değerlendiricilerin sonuçları değerlendirdiği çok merkezli yeterli hasta sayısını kapsayan klinik çalışmalardır.
Mart 2026’da ortopedi ve travmatoloji alanında saygın dergilerden birinde (Clinical Orthopedics And Related Researh) yukarıda saydığımız özellikleri taşıyan bir klinik araştırma sonucu yayımlandı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birkaç çok iyi bilinen protez cerrahisi merkezinden araştırıcıların katkıda bulunduğu bu yayının sonuçları göre hastaların ameliyat sonrası 1. ve 6. aylardaki durumları kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi gibi özellikleri benzer olan bu hastalar üzerinde yapılan değerlendirmeler şu sonuçları ortaya koymuştur:
Fonksiyonel İyileşme ve Hareket Kabiliyeti Hastaların günlük yaşantıdaki hareketliliklerini ölçmek için uygulanan “Süreli Kalk ve Git” (TUG) ile “Merdiven Çıkma” (SCT) testlerinde, robotik yöntem ile ameliyat olan hastalar konvansiyonel yöntemle ameliyat olanlara kıyasla daha iyi bir performans göstermemiştir. Her iki gruptaki hastalar da 6. ayın sonunda TUG testini ortalama 11 saniyede, merdiven çıkma testini ise ortalama 15 saniyede tamamlamıştır. 1. ayda yapılan erken dönem kontrollerde de gruplar arasında hiçbir fark gözlemlenmemiştir.
Ağrı ve Hasta Memnuniyeti Skoru Hastaların kendi bildirdikleri ağrı düzeyleri ve yaşam kaliteleri (KOOS, EQ-5D ve VAS skorları) karşılaştırıldığında, robotik cerrahi geçiren hastaların klinik skorlarının konvansiyonel gruptan daha iyi olmadığı saptanmıştır.
Röntgen ve Hizalama Sonuçları Cerrahi başarının önemli bir göstergesi olan radyografik ölçümlerde, kalça-diz-ayak bileği açısı her iki grupta da ortalama 178° olarak ölçülmüştür. Bu durum, robotik yardımlı cerrahinin radyografik dizilim ve implant pozisyonu açısından da konvansiyonel yönteme bir üstünlük sağlamadığını kanıtlamaktadır.
Özetle Mevcut klinik çalışmalar ışığında; robotik kol yardımlı total diz protezi ameliyatları, fonksiyonellik, hastanın bildirdiği yaşam kalitesi ve radyografik ölçümler bakımından konvansiyonel cerrahiden daha iyi sonuçlar vermemektedir.

Robotik kol yardımlı diz protezi uygulamaları cerrahi bir teknik olarak güvenli görünmektedir. Güvenli bir cerrahi teknik olarak “iyi uygulamaları” hastalar üzerinde “iyi sonuçlar” vermektedir. Bununla birlikte standart uygulamalarla karşılaştırma sonuçları yöntemin öne sürülen “avantajlarını” henüz kanıt düzeyi yüksek biçimde ortaya koyamamıştır. Bu makalenin yazıldığı Mart 2026 itibariyle halen robotik kol yardımlı veya konvensiyonel yöntemle yapılan diz protezi cerrahisinin objektif karşılaştırma verilerine göre benzer sonuçlar verdiği söylenebilir. Bu durumda maliyeti oldukça yüksek olan robotik kol yardımlı diz protezi uygulamalarının standart hale gelmesi yaygın destek bulmalı mıdır? Gelecekteki çalışmalar hastaların günlük yaşamında net bir şekilde hissedebileceği büyüklükte faydalar kanıtlayana dek, standart (konvansiyonel) yöntemin yüksek başarı oranıyla güvenilirliğini koruduğunu söylenebilir.
Eklemlerdeki bozulma, artroz, ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.
https://bulentdaglar.com/tedavilerimiz/kireclenme-tedavisi-ankara/
https://bulentdaglar.com/tedavilerimiz/osteoartrit-eklem-kireclenmesi/
https://www.youtube.com/watch?v=w88dRV4PWG8&list=PLLVgjDNQSKnSQTH93nkGy8E7TL5vRj76Q&index=5
https://www.youtube.com/watch?v=jsca4-hU-QA&list=PLLVgjDNQSKnSQTH93nkGy8E7TL5vRj76Q&index=16
Sağlıkla ve bilgiyle kalın.
Prof. Dr. Bülent Dağlar
0539 708 28 95