Kardiyak Rehabilitasyon, Kalp Damar Hastalıklarında Egzersiz Tedavisi

Kardiyak Rehabilitasyon Nedir?
Kalp damar hastalıkları tüm dünyada ölümlerin en sık nedenidir. Günümüz tıp teknolojileri ve hekimlik sanatıyla bu hastalıkların birçok farklı tedavisi istenmeyen sonuçları azaltabilmektedir. Kalp damarlarındaki daralma veya tıkanıklık sonrası iyileşmeyi önemli ölçüde olumlu etkileyen bir uygulama kardiyak rehabilitasyon olarak isimlendirilen egzersiz programlarıdır.
Kalp Damar Rahatsızlığı ve/veya Girişimsel Tedavisi Sonrasında Kardiyak Rehabilitasyona Ne Zaman Başlanmalıdır?
Stent takılması veya balon tedavisi gibi damar açma işlemlerinden (Perkütan Koroner Girişim) ve kalp damar bypass işlemlerinden sonra hastaların kalp sağlığına kavuşması için uygulanan tedavi sürecinde Kalp Rehabilitasyonuna erken başlamak, damarların yeniden tıkanmasını önleyerek kalpteki yapısal bozulmaları sınırlar. Kalp damarlarına yapılan işlemden sonra egzersize geç kalmadan başlamak çok önemlidir. Egzersize başlamakta gecikilen her bir hafta, kaybedilen faydayı geri kazanmak için fazladan bir ay egzersiz yapılmasını gerektirir.
Kardiyak Rehabilitasyonda Egzersiz Programı Nasıl Belirlenir?
Kalp damarı için yapılan tedavi sonrası egzersiz planı; hastanın tıkalı damarlarına, eşlik eden diğer hastalıklarına ve işlem öncesindeki fiziksel hareketlilik (Fiziksel Aktivite) seviyesine göre kişiye özel olarak ayarlanmalıdır. Özellikle yaşlılarda, sigara içenlerde, şeker hastalığı (diyabet) veya obezitesi olan kalp damar hastalarında (Koroner Arter Hastalığı), haftalık harcanan enerjiyi gösteren Metabolik Eşdeğer Görev ölçümü ne kadar yüksek olursa hastaların ömrü o kadar uzar.
Kalp ve akciğerlerin egzersiz yapabilme kapasitesi olan Kardiyorespiratuar Uygunluk seviyesinin artması, kalp damar hastalarının her türlü nedene bağlı ölüm riskini %68’e kadar ciddi oranda azaltır. Bu kapasitedeki her 1 Metabolik Eşdeğer Görev miktarındaki artış, ölüm riskini %17 oranında düşürür. Bu durum genellikle hastanın kalp-akciğer egzersiz testine (Kardiyopulmoner Egzersiz Testi) sokulmasıyla ölçülür ve bedenin en yoğun anda kullanabildiği maksimum oksijen miktarı olan Zirve Oksijen Tüketimi değeri (VO2Max) ile ifade edilir.
Kardiyak Rehabilitasyon Egzersizleri İyileşmeyi Hangi Yolla Etkiler?
Egzersiz sayesinde kalp kası kalınlaşır, esner ve kalbin her atışta pompaladığı kan miktarı artarak çalışan kaslara daha fazla oksijen taşınır. Ayrıca egzersiz, damarları genişleten nitrik oksit üretimini artırarak kalp damarları dahil tüm vücuttaki kan akışını rahatlatır. Tüm bu değişimler sayesinde hastaların kan şekeri, kötü kolesterolü, tansiyonu ve vücut yağ oranı düşerken; iyi kolesterolü ve kas kütlesi artar, psikolojik stres ile depresyon belirtileri hafifler.
Kardiyak Rehabilitasyon Programında Ne Tür Egzersizler Kullanılır?
Kalp rehabilitasyonunda yürüyüş veya bisiklet gibi dayanıklılık (aerobik) egzersizleri yapmak oldukça faydalıdır; ancak bu egzersizleri kasları güçlendiren direnç (ağırlık) egzersizleriyle birleştirmek, yaşam kalitesini, maksimum kas gücünü ve bedenin genel yapısını daha da fazla iyileştirir. Kalbin kan pompalama gücünü ifade eden sol Ventrikül Ejeksiyon Fraksiyonu değeri %40’ın altında olan veya egzersiz kapasitesi çok düşük olan hastalar için, hareket ve dinlenme sürelerinin birbirini izlediği aralıklı (interval) antrenman yöntemi önerilir. Kısa süreli egzersiz ve dinlenme döngüleri hastanın zorlanma hissini azaltır, egzersize uyum sağlamasını kolaylaştırır ve aşırı yorulma riskini ortadan kaldırır. Egzersiz kapasitesi biraz daha iyi olan hastalarda ise günde 30-40 dakika süren kesintisiz klasik egzersizler yapılmalıdır.
Kalp Krizi Geçirenlerde Kardiyak Rehabilitasyon Ne Zaman ve Nasıl Başlar?
Egzersizlere kalp krizinden sonraki ilk 2 gün içinde başlanmamalıdır. Kalp krizini takip eden 48 saat sonrasında hastalar günde 2-4 kez, kalp atış hızı (nabız) dinlenme halindeki nabzın sadece 0-20 atım üzerine çıkacak kadar hafif bir tempoda, 3-5 dakikalık kısa yürüyüşler yapmalıdır. Hasta 10-15 dakika boyunca aralıksız yürüyebilmeye başladığında egzersiz zorluğu artırılabilir. Egzersiz sırasında küçük tansiyonun 110 mmHg’nin üzerine çıkması, kalpte tehlikeli ritim bozuklukları oluşması, aşırı nefes darlığı veya göğüs ağrısı (anjina) hissedilmesi durumunda egzersiz derhal kesilmelidir.
Normal bir iyileşme sürecinde hastalar haftada en az 3 gün, ideal olarak ise haftanın 6-7 günü yürüyüş, bisiklet veya suda egzersiz gibi orta zorlukta antrenmanlar yapmalıdır.
Antrenmanlardan önce mutlaka 10-15 dakika boyunca esneme ve büyük kasları çalıştıran ısınma hareketleri yapılmalıdır; bu süreç kalp damarlarını genişleterek kalbe giden kan akışını artırır. Antrenman bittiğinde de birden durmak yerine yine hafif hareketlerle soğuma periyoduna geçilmelidir ki bu da tansiyon düşüklüğünü, kalbin kansız kalmasını ve ritim bozukluklarını engeller.
Kardiyak Rehabilitasyonda Ağırlık Egzersizleri Yapılabilir mi?
Evet yapılabilir. Aerobik dayanıklılık egzersizlerine ek olarak direnç egzersizlerinin de yapılması kalp rehabilitasyonunda alınan faydayı arttırır. Direnç (ağırlık) antrenmanlarında zorluk derecesi, kişinin tek bir tekrarda kaldırabileceği en yüksek ağırlık olan “Bir Tekrar Maksimum” (1RM) kavramıyla belirlenir. Haftada birbirini izlemeyen en az iki gün, bu en yüksek ağırlığın %60-80’i kadar ağırlıklarla, 8-12 tekrar olacak şekilde çeşitli kas gruplarını çalıştıran antrenmanlar yapılmalıdır. Ağırlığı kaldırırken hareketler yavaş ve kontrollü olmalı; ağırlığı kaldırma aşaması 1 saniye sürerken indirme aşaması 3 saniye sürmeli ve hareket setleri arasında en az 60 saniye dinlenilmelidir.
Kalp Damarını İlgilendiren İşlemlerden Sonra Kardiyak Rehabilitasyona Ek Olarak Neler Yapılmalı?
Kalbi ilgilendiren olaydan sonraki ilk iki hafta içinde hastaların egzersiz yapma korkularını (kinezyofobi) yenmeleri ve daha zor egzersizlere hazırlanmaları için derin nefes egzersizleri ile yavaş esneme hareketleri yapmaları çok önemlidir. Fiziksel hareketliliğin yanı sıra meyve, sebze, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve deniz ürünleri açısından zengin olan Akdeniz tipi beslenmeyi içeren bir yaşam tarzını benimsemek, hastaların ideal kilolarına ulaşmasına ve kan değerlerinin (kolesterol, şeker) düzelmesine büyük katkı sağlar. Kardiyak olay ihtimalini azaltacak risk faktörlerinin kontrolü sağlayacak tüm tedaviler birlikte düşünülmelidir. Yüksek kan yağları erken dönemde düşürülecek biçimde diyet ve ilaç tedavileri kullanılmalı, kan akımını engelleyecek pıhtı oluşumunu önleyen ilaçların düzenli kullanılması bırakılmamalıdır. Tansiyon yüksekliğinden kaçınılmalı, oturur pozisyondan kalkarken ani tansiyon düşmelerinin önüne geçecek biçimde tedaviler düzenlenmelidir.
Hareket hayattır, hayat harekettir. Egzersiz kalp damar sağlığının korunması ve hastalıkları sonrası iyileşmeyi olumlu etkiler. Kalp sağlığını ilgilendiren konularda olumlu etkiler ancak profesyonel gözlem altında belirlenen tedavilerin doğru uygulanmasıyla elde edilebilir. Bu tedavileri birden fazla uzmanlık alanında danışmayı gerektirir.
Sağlıkla ve bilgiyle kalın.
Prof. Dr. Bülent Dağlar